Türkiye'de Emlakçılar İçin Dijitalleşme: Sizi Nasıl Etkileyecek?

Teknoloji dünyayı ele geçirirken, gayrimenkul sektörü şu ana dek görece güvende sayılabilirdi. İnşaat ve gayrimenkul sektörleri, dijitalleşme endekslerinde alt sıralarda yer alıyordu. Bu, gayrimenkul sektörünün inşaatçılardan finans kurumlarına, emlakçılardan devlet kurumlarına kadar uzanan birçok paydaşa sahip, çok katmanlı bir sektör olmasından kaynaklanıyordu. Gayrimenkul sektörü, yerel uzmanlık, insan ilişkileri ve fiziksel varlık gerektiren oldukça sıkı düzenlemeleri olan bir sektördür.

Tek bir yazıda teknolojinin tüm bu oyuncular üzerindeki etkilerini incelemek çok zor olurdu. Bu oyunculardan birini, tüm paydaşlarla etkileşim kurabilen temsilcileri seçtik: Emlakçılar. Oxford2'nin 2013 yılında otomasyon konusunda yaptığı tarihi bir çalışmada, gelecekte robotların emlakçıların yerini alma olasılığının %86 olduğu tahmin ediliyor. Peki, bu sizi alarma geçirmeli mi? Çoğunlukla, evet. Ama bazıları için bu trend aslında bir fırsat anlamına geliyor.


Türkiye'de Emlakçıların Yaşadığı Sorunlar


Teknolojinin gayrimenkul sektörüne nasıl yardımcı olabileceğini ve/veya sektörü nasıl sekteye uğratabileceğini anlarken, öncelikle emlakçıların günümüzde karşılaştıkları temel sorunları ele almak gerekiyor.


Birçok emlakçı, yaşadıkları en büyük sorunun güven eksikliği ve mesleğin halkın gözündeki olumsuz imajı olduğunu belirtiyor. Düzenlemelerin eksikliği nedeniyle, herkes emlakçı olabiliyor ya da emlakçılık yapabiliyor. Resmi rakamlar ~60.000 emlakçının olduğunu gösterirken, yaklaşık 350.000 kişinin bir anlamda emlakçılık yaptığı tahmin ediliyor.


Dışarıdan bakıldığında, yapılması kolay ve yüksek komisyonlar kazandıran bir iş gibi görünebilir. Bazı fırsatçılar bu mesleğe ilgi gösteriyor ancak bu sırada, başarılı bir emlakçı olmak için gerekli olan insan ilişkileri, disiplin ve koşuşturma gibi becerileri göz ardı ediyor. Güvene dayalı uzun vadeli ilişkiler oluşturmak yerine, kısa vadede kârlarını en üst seviyeye çıkararak kısa sürede zengin olmaya çalıştılar. Bu bakış açısı da, olumsuz çalışma pratikleri veya dolandırıcılık faaliyetleriyle sonuçlandı.


Diğer bir önemli sorun da, Türkiye'de herhangi bir Çoklu Listeleme Hizmeti'nin (MLS) olmamasıdır. MLS'lerin olması, hem ev satın almak isteyenler hem de emlakçılar için şeffaflık ve güven sağlar. Ayrıca, emlakçıların sundukları hizmetlerin karşılığının da uygun şekilde verilmesini sağlar. Ev sahiplerinin güven duymaması, hükumetin gerekli düzenlemeleri getirmede gecikmesi ve emlakçılar arasındaki organizasyonsuzluk, şimdiye dek herhangi bir MLS'nin kurulmasına fırsat tanımadı.

Bu zorlukların yanı sıra, emlakçılar da bugünlerde birçoğumuzla aynı soruna sahip: Zaman yetersizliği. Emlakçıların çoğunlukla mobil halde, çok sayıda faaliyeti gerçekleştirmeleri bekleniyor. Ve bir yandan da telefonları hiç susmuyor. Bu kadar çok sayıda işle uğraşmaya devam ederken, potansiyel müşterilerin tümüne kaliteli hizmet sunmak da zorlaşıyor.

Küresel Gayrimenkulde Teknolojik Trendler

Gayrimenkul sektörünü etkileyen küresel dijitalleşme trendlerinden bahsetmeye devam edeceğiz. Son olarak bu trendleri Türkiye pazarındaki sorunlarla bir araya getireceğiz.


Yeni Kanallar


Emlakçılar tarih boyunca ana satış kanalı olarak ilanlara güvendiler. Gazete reklamlarıyla başlayan ilanlar, potansiyel müşterilere ulaşmak için ana kanal olmaya devam ederken, bu süreç çevrimiçi platformlar tarafından dönüşmeye zorlandı. 2018 yılında, ev satın almak isteyen ABD'lilerin %44'ü öncelikle çevrimiçi bir web sitesine baktı ve %93'ü ise tüm satın alma süreci boyunca bir kere bir web sitesini ziyaret etti. Web sitesi kanallarının kullanımında da mobil (masaüstüne kıyasla) daha baskın geliyor. Örneğin, Y kuşağının %80'i mobil cihazla arama yapıyor.

İlanların yer aldığı web sitelerinde yer almaları önemli olsa da, emlakçılar farklılaşmak için yeni kanallara da ayak uydurmak zorunda. Bu yeni kanallar, daha kişiselleştirilmiş bir erişim sağlamak için teknoloji ve veriden yararlanıyor. Burada bahsettiğimiz şey sosyal pazarlama, kişiselleştirilmiş toplu pazarlama ve anlık mesajlaşmalar.


Yukarıdaki çalışma, en nitelikli müşteri adaylarının sosyal medya kanallarından (%47), ardından ilanlardan (%32) geldiğini ortaya koydu. Bunlar arasında en popüler olan Facebook'u, LinkedIn ve Instagram izliyor.


Ortaya çıkan bir başka trend ise, e-posta ve anlık mesajlaşma yoluyla yapılan kişiselleştirilmiş toplu erişim. Bu, CRM'lerde toplanan müşteri verileriyle yapılıyor. Tek bir tıklama ile müşterilerini segmentlere ayırabilen emlakçılar, ilgili portföyü müşterilerine kişiselleştirilmiş bir dille gönderebiliyorlar. Böylece, emlakçılar müşteri ilişkilerini güçlendirip çok daha az bir çabayla hedeflenen müşteri ilişkileri yönetimini gerçekleştirebiliyor.

Son olarak, WhatsApp ve Messenger gibi anlık mesajlaşma uygulamaları da hızlı multimedya ve belge paylaşımı sağlıyor. Böylece emlakçılar müşterileriyle her zaman iletişim halinde kalıyor. Bu gibi iletişim kanalları, telefon görüşmelerine meydan okumaya başladı.

Görselleştirme


Bu yeni pazarlama kanalları harika fırsatlar sunsa da, etkili ilanlar olmadan işe yaramazlar. Etkili bir ilanda bulunan en yararlı 5 özelliğin, fotoğraflara (%87), ayrıntılı mülk bilgilerine (%85), kat planlarına (%52), sanal turlara (%46) ve emlakçı iletişim bilgilerine (%42) sahip olması olduğu belirtiliyor. Bu anketin sonucunda ortaya çıkan 2 önemli gerçek var:

  1. Müşteri ihtiyaçları her ne kadar net olsa da, ilanların birçoğu güzel fotoğraflar ve eksiksiz bilgiler sağlamada başarısız oluyor.

  2. Sanal turlara ve diğer görsel sunumlara olan yüksek talep daha da artacak.

Sanal turlar, LIDAR üzerinden gerçekleştirilen 3B modelleme, 360 derece videolar ve drone kullanımı gibi görselleştirme teknolojilerindeki gelişmeler, büyük farklılaşma fırsatları sağlıyor. Görece küçük yatırımlar yapan emlakçılar, ilanlarının öne çıkmasını ve satışların çok daha hızlı yapılmasını sağlayabiliyor.


Dijital İşlemler

Gayrimenkul işlemlerinin birçok adımı var ve süreçlerde farklı taraflar yer alıyor. Emlakçıların sorumluluklarının önemli bir bölümü hala tüm bu süreçleri ve evrak işlerini yönetmekten oluşuyor.

Gayrimenkul işlem yönetimini sekteye uğratan önemli trendler arasında dijital imzaların yasallaşması, para transferlerindeki ilerlemeler ve blok zincirindeki gelişmeler yer alıyor. Teknoloji artık, bir işlemi baştan sona dijital olarak yapabilmenize olanak tanıyor. Yani, ilgili tarafların yurt dışı işlemlerde bile bizzat orada bulunması gerekmiyor. Teoride, bir alıcı çevrimiçi olarak görüntüleyebildiği bir mülk için emlakçı ile iletişime geçebilir. Emlakçı, alıcının kimliğini dijital olarak doğrulayabilir. Alıcı, dijital olarak imzalanmış ve yasal olarak bağlayıcılığı olan bir teklif verebilir. Satıcı bu teklifi kabul ederse, dijital olarak imzalanan bir satın alma anlaşmasının yapılması sonrasında ödeme alıcının banka hesabına transfer edilebilir ve tapu devri de gerçekleştirilebilir. Bunların hepsinin blok zincirinde de yapılması mümkün.


"Teoride" kelimesini vurguluyoruz, çünkü bunu gerçekleştirecek teknoloji mevcut olsa da bu tür bir alışveriş birçok tarafın birlikte çalışmasını ve kaydadeğer bir davranış değişikliğini de gerektiriyor. Her ne kadar bu tür bir gelecek kaçınılmaz olsa da, bu değişim görece yavaş gerçekleşiyor. Şu anda, dijital imzaların kullanımı evrak işlerini modernize ediyor ve güvenli arşivlemeye izin veriyor. İşlemlerin ve ödeme transferinin dijitalleştirilmesi ile tüm tarafların uygun bir şekilde tazmin edilmesi de mümkün.


Büyük Veri ve Fintech'teki Yenilikler

Kuşkusuz bu trendler gayrimenkul sektörünü değiştirecek olsa da, trendlerin emlakçıların günlük işleri üzerindeki etkileri kısmen sınırlı.


IoT (Nesnelerin İnterneti) cihazlardaki ve konum hizmetlerindeki iyileştirmelerle toplanan büyük verilerin sağlayacağı imkanlar arasında, daha bilinçli verilen satın alma kararları, daha kolay yapılan doğru fiyatlandırma ve veriye dayalı rekabet analizi yer alıyor.


Son olarak, Fintech sektöründeki inovasyonlar kitlesel fonlama, kısmi varlık sahipliği ve gayrimenkullerde şifre sistemi kullanımı gibi yeni projelerin ve işlem finansmanlarının önünü açabilir.


Yapay Zeka

Yapay zeka ve makine öğrenimindeki atılımların her sektöre etkisi olacak. Emlak sektörü de bir istisna değil. Yapay zeka ile tüm dijital iş akışlarınızı geliştirebilir veya uçtan uca yönetebilirsiniz. Bu, e-posta göndermekten kişiselleştirilmiş önerilere, bir mülke değer biçmekten müşterilerle sohbet robotları aracılığıyla konuşmaya kadar tüm adımları kapsıyor.

Yazının başında bahsettiğimiz robotlar da yapay zekaya atıfta bulunuyor. Bu robotlar gerçekten de emlakçıların tekrarlanan ve kolayca yapılabilecek işlerinin yerini alacaklar. Çünkü robotlar, sayısal ve işlemsel verileri işleme konusunda rakipsiz. Peki ya insan ilişkileri, empati kurma, satış, 'insan dokunuşu'?


Süreci Organize Etmek

Yukarıda bahsedilen trendlerin, emlakçıların bazı sorumluluklarının yerini alacağı kaçınılmaz bir gerçek. Muhtemelen bu, düşündüğümüzden çok daha erken gerçekleşecek. Sayı olarak azalacak olsalar da emlakçıların modası asla geçmeyecek. Çünkü ister oturmak için ister yatırım amaçlı olsun, mülk satın almak veya kiralamak herkes için önemli bir konu. Bu kararın boyutu, yapısı ve karmaşıklığı, sürece duygusal bir boyut katıyor. Müşteriler, en azından sürecin bazı aşamalarında da olsa bu insani dokunuşa ihtiyaç duyuyor.


Emlakçıların odaklanması gereken ana konuların, güven duygusunu beslemek ve ilişki kurmak olduğuna, kendilerini gerçek "danışmanlar" olarak konumlandırmaları gerektiğine inanıyoruz. Çoğunlukla otomatikleşecek alanlar arasında ilan yönetimi, müşteri adayı oluşturma, veri girişi ve işlem yönetimi yer alacak. Aslında bu otomatikleşme, kendilerini buna hazırlayan emlakçılar için çok faydalı olabilir.


Türkiye örneğine baktığımızda, bu meslek grubuna duyulan toplumsal güvenin yeniden güçlendirilmesi, emlakçılar arasında işbirliğinin teşvik edilmesi ve teknoloji kullanımı aracılığıyla emlakçıların zaman kazanması hala mümkün. Bu teknolojik gelişmeler, emlakçıların uzun vadeli ilişkiler kurmaya odaklanmasına ve farklılaştırıcı tavsiyeler sunmalarına olanak tanıyacak. Kısacası, yoğun iş temposu yerine katma değerli hizmetler sunmak mümkün olacak.


Biz de gayrimenkul sektörünü yakından takip ediyoruz ve şu anda geliştirme süreci devam eden heyecan verici çözümlere sahibiz. Amacımız, sektörün genel kalitesini ve sürece dahil olan herkesin deneyimini iyileştirmek. Daha fazla bilgi için bizi takip etmeye devam edin. Bizi facebook.com/maydanozapp veya instagram.com/maydanozapp adresinden takip edebilirsiniz.


Referanslar:

https://www.emlakgundemi.com.tr/sektorel/gayrimenkul-sektorunde-dijitallesme-nasil-olmali-h13808.html

https://www.emlakbroker.com/haberler/20-yil-sonraki-gayrimenkul-sektorunu-tah.html

https://vilmate.com/blog/top-tech-trends-transforming-the-real-estate-industry/

https://wire19.com/how-real-estate-industry-embraced-the-digital-era/

https://www.forbes.com/sites/nataliakarayaneva/2020/03/05/real-estate-digital-asset-trends-coronavirus/?sh=5fc1e2b45f63

https://stfalconcom.medium.com/2020-digital-transformation-and-trends-in-real-estate-6a7c4a5ac188

Group 7.png